DÖNEM SONUNDA

KDV YÖNÜNDEN

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

 

 

            1-GİRİŞ:

            Katma değer vergisi, vergi sistemimize 01.01.1985 tarihinde girmiştir.[1] Katma Değer Vergisi Kanunu geçen 25 yıl içinde bir çok kere değişikliğe uğramış, kanun hakkında 114 adet genel tebliğ, 59 adet sirküler ve sayısı bilinemeyecek kadar özelgeler yayınlanmıştır. Bu kadar geniş bir mevzuat içerisinde, yıl sonunda katma değer vergisi yönünden yapılması gereken işlemler bu yazımızda açıklanmaya çalışılmıştır.

 

            2-DÖNEM SONU İŞLEMLERİ:

            Muhasebenin temel kavramlarından[2] olan dönemsellik ilkesine göre sınırsız kabul edilen işletme ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasını gerektirmektedir. Gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hasılat, gelir ve karların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılması dönemsellik ilkesi gereğidir. Bu ilke gereğince her hesap dönemi sonunda düzenlenen mali tabloların sağlıklı ve gerçeği yansıtabilir olabilmesi için dönem içinde yapılan kayıtların dönem sonunda elde edilen envanter sonuçlarına göre düzeltilmesi gerekmektedir. Bu düzeltme mali kara ulaşmak bakımdan da zorunlu olup bu işlemler, maliye literatüründe dönem sonu işlemleri olarak adlandırılmaktadır. Katma değer vergisi yönünden de dönem sonunda dikkat edilmesi gereken işlemler vardır. Bu işlemler aşağıda açıklanmıştır:

 

            A-YEVMİYE DEFTERİNİN TASDİKSİZ ARKA SAYFALARINA YAPILAN KAYITLARA DAYALI OLARAK YAPILAN KDV İNDİRİMLERİ:

 

            Vergi Usul Kanunu’nun 221/4. maddesi gereğince, tasdike tabi defterlerin yıl içinde dolması nedeniyle yeni defter tasdik ettirilmesi gerekmektedir.

            Ancak uygulamada, defter tasdik ettirilmesi unutulmakta ve kayıtlar tasdikli yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına yapılmaktadır.

            Vergi idaresi, tasdikli yevmiye defterinin arka sayfalarına kayıtları, kanuni deftere yapılmış kayıt olarak değerlendirmemekte ve dolayısıyla KDV indirimleri de reddedilmektedir. Maliye Bakanlığı’nın 02.11.2000 tarih ve 50774 sayılı Özelgesinde:

                “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 225. maddesinin (b) bendinde müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanan müesseselerin bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı tasdik ettirecekleri; tasdikli yapraklar bittiği takdirde yeni yaprakları kullanmadan evvel tasdike arz edecekleri; bunların sayfa numaralarının tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca tasdiksiz defter kayıtlarının kanuni deftere yapılmış kayıt olarak kabulü mümkün bulunmadığından, aynı Kanun’un 30. maddesinin ikinci fıkrasının üç numaralı bendine göre işlem yapılması gerekmektedir.” şeklinde idari görüş bildirilmiştir.

            Danıştay da yevmiye defterinin arka sayfalarına kaydedilen faturalardaki KDV’nin indirilemeyeceğine ilişkin kararlar vermiştir. Örneğin, Danıştay 7. Dairesinin, 06.04.2004 tarih ve E. 2002/514, K. 2004/834 sayılı Kararında:

                “Yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına yapılan kayıtların yasal defterlere yapılmış kayıt olarak kabulü mümkün olmadığından, mal alış ve gider faturalarında yer alan KDV’lerin KDV Kanununun 29 ve 34. maddelerine göre indirilmesi mümkün değildir.”

            Yine Danıştay 7. Dairesinin, 03.03.2004 tarih ve E. 2001/2331, K. 2004/576 sayılı Kararında:

                 “Yevmiye defterinin tasdiksiz kısımlarının yasal defter, bu kısma yapılan kayıtların da yasal deftere kayıt olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu kayıtlarda yer alan KDV’ler indirim konusu yapılamaz.”

            denilmiştir. Buna göre idarenin ve yargının, yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına yapılan kayıtları kabul etmediği ortadadır.

            Ancak Danıştay Dava Daireleri Kurulu, tasdikli yevmiye defterinin arka sayfalarına yapılan kayıtların doğruluğunun araştırılması gerektiği, bu yönde bir inceleme yapılmadan sadece, kayıtların biten yevmiye defterinin arka sayfasına yapılması nedeniyle KDV indirimlerinin reddedilemeyeceği görüşündedir. Kurulun 17.06.2005 tarih ve E. 2005/110, K. 2005/177 sayılı Kararının özeti aşağıdaki gibidir:

                “…biten yevmiye defterinin arka sayfasına yapılan kayıtlarla defter-i kebir, envanter defteri ve kasa defteri arasında karşılaştırmalı bir inceleme ve araştırma yapılması ve bu suretle biten yevmiye defterinin arka sayfasına yapılan kayıtların doğruluğunun araştırılması gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmadan sadece, söz konusu kayıtların biten yevmiye defterinin arka sayfasına yapıldığından hareketle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yapılan tarhiyatta isabet görülmemiştir.”  

            KDV indirimleri yönünden sorun yaşamamak için, yevmiye defterinin tasdikli sayfalarına kayıt yapılmalıdır. Muhasebe bilgisayarla takip edildiğinden yevmiye defterinin ne kadar kullanıldığını tespit etmek her zaman mümkündür. Bu durumda tasdikli yevmiye defterinin dolup dolmadığını kontrol ederek, dolmuş olması durumunda yeni bir yevmiye defteri tasdik ettirerek, kayıtların bu yeni deftere yapılması, KDV yönünden yapılması gereken bir işlemdir.

 

            B-BİR KISIM ZAYİ OLAN MALLARA AİT KDV NİN İLAVE EDİLECEK KDV OLARAK DİKKATE ALINIP ALINMADIĞI:

 

            KDV Kanununun 30/c. maddesi uyarınca zayi olan mallara ait KDV nin indirilmesi mümkün değildir. Zayi olma kavramı Vergi Kanunları içinde tanımlanmadığından uygulamada sorunlar ortaya çıkmaktadır.

            İşletmede; yangın, deprem, çalınma, kaybolma, bozulma, çürüme, çatlama, paslanma, kullanım süresinin dolması gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkan fiziki kayıplar zayi olarak adlandırılmaktadır.

            Malların zayi oluş biçimine göre KDV yönünden yapılacak işlemler değişmektedir. Şöyle ki:

            Deprem ve Sel Felaketi Nedeniyle Zayi Olma: KDV Kanunu’nun 30/c maddesinde 4503 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, deprem ve sel felaketi nedeniyle zayi olan malların KDV nin indirimine izin verilmiştir. Deprem veya sel felaketi nedeniyle malların kısmen veya tamamen zayi olması durumunda, daha önce bu malların alımında indirilmiş olan KDV yönünden yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

            Maliye Bakanlığı’nın Yangın Sebebiyle Mücbir Sebep İlan Ettiği Yerlerdeki Yangın Sonucu Zayi Olma: KDV Kanunu’nun 30/c maddesinde 5228 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, Maliye Bakanlığı’nın yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olan malların KDV nin indirimi mümkün kılınmıştır. Bir başka deyişle bu durumda KDV yönünden yapılacak bir işlem yoktur. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, yangına ilişkin Maliye Bakanlığı’nın mücbir sebep ilan etmesidir. Bunun dışında Maliye Bakanlığı’nın mücbir sebep ilan etmediği bir yangın nedeniyle zayi olan mallara ait KDV nin indirimi mümkün değildir. Bu durumda, bu malların alınışında indirilen KDV, yangın olduğu dönemdeki KDV beyannamesinde ilave edilecek KDV olarak beyan edilecektir.  

            Yasal Fireler Nedeniyle Ortaya Çıkan Mal Zayileri: Sanayi ve ticaret odalarınca belirlenen fire oranları dahilinde imalat esnasında meydana gelen mal zayiatları için KDV yönünden yapılacak bir işlem yoktur. Çünkü malları satış fiyatları yasal firelerdeki kayıpları da karşılayacak şekilde belirlenmekte, bu şekilde hesaplanan KDV de bunu kapsadığından firelere ait KDV nin indiriminde KDV Kanunu’nun 30/c maddesine aykırı bir durum söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle yasal fire oranları dahilinde oluşan mal zayileri için KDV yönünden yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

            Çalınma veya Kaybolma Nedeniyle Ortaya Çıkan Mal Zayileri: İşletmedeki malların çalınması veya kaybolması durumunda iki durum söz konusu olabilir. Birinci durumda çalınma veya kaybolma, polis veya jandarma tutanağı ya da mahkeme kararı ile tevsik edilebilir bir çalınma veya kaybolma olabilir. Bu durumda çalınan veya kaybolan mallar için daha önce indirilen KDV nin indirimi kabul edilmez ve bu KDV, çalınma veya kaybolmanın gerçekleştiği dönem beyannamesinde ilave edilecek KDV olarak beyan edilir. İkinci durum çalınma veya kaybolmanın tevsik edilememesi durumudur. Bu durumda çalınan veya kaybolan malların belgesiz satıldığı kabul olunarak, emsal satış bedeli üzerinden fatura düzenlenmek suretiyle KDV hesaplanması gerekmektedir.

            Bozulma, Çürüme, Kullanım Süresinin Dolması Gibi Nedenlerle Zayi Olma: Maliye Bakanlığı; 05.12.2009 tarihine kadar özelgelerle yön verdiği ve KDV nin indirimine imkan verdiği, bozulma, çürüme ve kullanım süresinin dolması nedeniyle Takdir Komisyonu kararı ile zayi olan mallara ait KDV nin indirimi uygulamasına 113 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile son vermiştir. Tebliğin E bölümünde yapılan açıklamalara göre; kullanım süresi geçen veya bir başka nedenle kullanılamayacak durumda olan malların, ilgili mevzuat uyarınca teşkil edilen resmi komisyonlar veya Takdir Komisyonu huzurunda imha edilmesi durumunda, bu mallara ilişkin yüklenilen KDV'nin indirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

            Konuyla ilgili olarak detaylı açıklamalar “Kullanım Süresi Geçen veya Kullanılamayacak Hale Gelen Ve İmha Edilen Mallara İlişkin Yüklenilen KDV de Danıştay’ın Kararı Çerçevesinde Son Durum” isimli makalede[3] yer almaktadır.

            Bu şekilde zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV'nin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerekmektedir. Bu durumda daha önce özelgelere dayanarak, bozulmuş, çürümüş veya miadı dolmuş malların KDV ni indirim konusu yapan mükelleflerin düzeltme yapmaları gerekmektedir.

 

            C-BİNEK OTOMOBİLLERE AİT KDV NİN İNDİRİLİP İNDİRİLMEDİĞİ:

 

            KDV Kanunu’nun 30/b maddesi binek otomobillere ait KDV nin indirilemeyeceğini hüküm altına almıştır. Bu hükmün tek istisnası, binek otomobilleri kiralayan veya işleten mükelleflerdir. Sadece bu şekilde faaliyette bulunan mükellefler binek otomobillerin alınışında ödenen KDV ni indirim konusu yapabilirler. Dönem sonunda yapılacak kontrolde, yıl içinde binek oto alışı olup olmadığı araştırılır, varsa alımında ödenen KDV nin 191-İndirilecek KDV Hesabına dahil edilip edilmediğine bakılarak, edilmişse düzeltme beyannamesi verilmesi sağlanmalıdır.

            Binek otomobillere ait KDV nin gider yada maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerektiği 1 ve 23 Seri Nolu KDV Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır. Buna göre binek otomobillere ait ödenen ve indirimi kabul olunmayan KDV, mükelleflerin seçimine göre ya doğrudan gider yazılabilir ya da binek otomobilin maliyetine eklenmek suretiyle amortisman yoluyla gider yazılabilir.

 

            D-YIL SONUNDA YAPILAN CİRO İSKONTOLARI İÇİN KDV HESAPLANIP HESAPLANMADIĞI:

 

            KDV Kanunu’nun 25/a maddesi uyarınca, ticari teamüllere uygun miktardaki ıskontolar KDV matrahına dahil değildir. Ancak faturada ayrıca gösterilemeyen ve yıl sonunda çeşitli isimler altında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu, ciro iskontosu gibi) yapılan ödemelerin KDV ne tabi olduğu unutulmamalıdır. 26 Seri Nolu KDV Genel Tebliğinde:

 

                “Fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonunda yada belli bir ciro aşıldığında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla) yapılan ödemeler KDV’ye tabi olacaktır. Bu şekilde ortaya çıkan iskontolar doğrudan satılan malla ilgili olmayıp, firmanın yaptığı ek bir çalışmanın ya da bir çabanın sonucu olarak doğmaktadır. Dolayısıyla yapılan iş, ana firmaya karşı verilen bir hizmettir. Çünkü, ana firma ile satıcı firma arasında düzenlenen sözleşmeye göre (yazılı veya sözlü) satıcı firma sözleşmenin hükümlerine uygun olarak belli bir çabayı göstermiştir ki (belli bir hizmet vermiştir ki) ek ödemeye hak kazanmıştır. Bu nedenle, yıl sonlarında veya belli bir ciro aşıldığında ciro primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla yapılan ödemeler, KDV Kanunu’nun 4. maddesi çerçevesinde hizmet kapsamında KDV’ye tabi olacaktır.”

 

            Açıklaması yapılmıştır. Bu durumda, dönem sonunda satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla fatura kesilmişse KDV hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmelidir. Burada ayrıca dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da, konunun hizmet kapsamında  değerlendirilmesi nedeniyle %18 oranında KDV hesaplanması gerektiğidir. 

 

            E-KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLERE AİT KDV NİN İNDİRİM KONUSU YAPILIP YAPILMADIĞI:

 

            KDV Kanunu’nun 30/d maddesi uyarınca kanunen kabul edilmeyen giderler nedeniyle ödenen KDV indirim konusu yapılamaz. Kanunen kabul edilmeyen giderler Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinde sayılmıştır. Ancak bu kanunen kabul edilmeyen giderlerden olan ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 41/1. maddesinde açıklanan “Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen sair değerler” nedeniyle indirim reddi söz konusu değildir. Çünkü işletmeden çekilen  bu değerler zaten emsal bedeli üzerinden KDV ne tabi tutulmaktadır. Bunun haricinde, vergi kanunları açısından kanunen kabul edilmeyen gider mahiyetinde olan bir giderin alımında ödenen KDV nin indirilmesi mümkün değildir. Dönem sonunda, kanunen kabul edilmeyen giderlere ait ödenen KDV nin indirim konusu yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.

 

            F-PROMOSYON ÜRÜNLERİ, NUMUNE VE EŞANTİYONLARLA İLGİLİ KDV:

           

            Promosyon ürünleri, numune ve eşantiyonların KDV karşısındaki durumu 50 Seri Nolu KDV Genel Tebliğinde[4] açıklanmıştır. Buna göre promosyon olarak bir malın yanında başka bir mal verilmesi halinde promosyon olarak verilen mal için KDV hesaplanması söz konusu değildir. Ayrıca promosyon olarak verilen malın alımında ödenen KDV nin indirim konusu yapılması mümkündür. Ancak promosyon olarak verilen malların KDV oranı ile asıl teslim edilen malın KDV oranının farklı olması durumunda indirim konusunda farklıklar ortaya çıkmaktadır. Tebliğde yapılan açıklamalara göre;

            -promosyon olarak verilen malın (işletmede imal edilen veya inşa edilenler dahil) tabi olduğu KDV oranı (%1 , 8, 18); satışı yapılan asıl malın KDV oranıyla aynı olması veya daha düşük oranda olması durumunda promosyon olarak verilen mala ait ödenen KDV nin tamamı indirim konusu yapılabilir.

            --promosyon olarak verilen malın (işletmede imal edilen veya inşa edilenler dahil) tabi olduğu KDV oranı (% 8, 18); satışı yapılan asıl malın KDV oranından yüksek olması durumunda, promosyon olarak verilen mal için ödenen KDV den, asıl satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısım indirim konusu yapılabilecek, kalanı ise gider veya maliyet olarak dikkate alınabilecektir.

            Bu durumda promosyon olarak verilen mal için ödenen KDV nin indirim konusu yapılabilecek kısmı aşağıdaki formülle hesaplanacaktır:

            Promosyon Mal Alımı İçin Ödenen KDV x (Asıl Satışı Yapılan Malın KDV Oranı / Promosyon Olarak Verilen Malın KDV Oranı)

            Eşantiyon mallar, bayramlarda ve özellikle yıl başlarında verilmektedir. Eşantiyon mallar ayni pazarlama gideri niteliğinde olduklarından, eşantiyon malların herhangi bir bedel alınmaksızın verilmesi KDV hesaplanmasını gerektirmediği gibi, eşantiyon olarak alınan mallar için ödenen KDV nin de indirimi mümkündür.

            Numune mallar, işletmelerin halen satışını yaptıkları mallar veya piyasaya yeni çıkardıkları malların tanıtımını yapmak üzere verilen mallardır. Numune mallar için KDV hesaplanması söz konusu olmadığı gibi, numune mallar için yüklenilen KDV nin de indiriminde bir kısıtlama bulunmamaktadır. Ancak numune olarak teslim edilecek malların üzerinde “Numunedir, Parayla Satılmaz” ibaresinin bulunması ve ticari teamüllere uygun nitelik ve miktarda verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde verilen numune mallar için KDV hesaplanmaz ve yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilir.

 

            G-GEÇ ÖDENEN ELEKTRİK, TELEFON VE SU BEDELLERİNE AİT GECİKME ZAMMINA İLİŞKİN KDV:

 

            Zamanında yatırılmayan elektrik, doğalgaz, su ve telefon bedellerine ilişkin gecikme zamları, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi yönünden kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmektedir.[5] Dolayısıyla vergi matrahının tespitinde gider olarak yazılabilen bu gecikme bedellerine (zamlarına) ait ödenen KDV de indirim konusu yapılabilir.

 

            H-İMALAT ARTIKLARININ TESLİMİNDE KDV UYGULAMASI:

 

            Konuyla ilgili olarak, 97 Seri Nolu KDV Genel Tebliği’nin[6] 5. bölümünde aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır:

                “İmalathane ya da fabrikalarda, imalat sırasında elde edilen metal kırpıntı, döküntü ve talaşların teslimi KDV Kanununun 17/4-g maddesine göre vergiden müstesnadır. Aynı Kanunun 30/a ve 32 nci maddelerine göre bu işlem kısmi istisna kapsamına girmektedir.

                Yukarıda belirtilen imalat artıkları, işletmelerin asıl üretim konusunu teşkil etmemekte, asıl ürünlerin imalatı sırasında fire veya atık olarak ortaya çıkmaktadır. Satışa konu olsalar dahi, işletmenin amacı bu fire ve atıkları imal etmek olmadığından, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında bunlara ayrıca bir maliyet izafe edilmemektedir.

                Bu durumda, yukarıda sayılan imalat artıkları için yüklenilen bir KDV de söz konusu olmayacaktır.

                Bu nedenle sözü edilen imalat artıkları için, "Yüklenilen KDV" hesaplanmak suretiyle teslim edildikleri dönemde KDV Beyannamesinin 30. satırında beyan yapılmasına gerek bulunmamaktadır.”

 

            Buna göre, imalat sırasında ortaya çıkan ve teslimleri KDV den istisna olan imalat artıkları ve fireleri için KDV düzeltmesi yapılmayacaktır.

           

            I-VERGİYE TABİ OLMAYAN VEYA İSİTİSNA OLAN MAL VE HİZMETLERLE İLGİLİ OLARAK YÜKLENİLEN KDV NİN DURUMU:

 

            KDV Kanunu’nun 30/a maddesinde, KDV ne tabi olmayan veya KDV den istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış belgelerinde gösterilen veya bu mal veya hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV nin indirilmesi mümkün değildir. Ancak yine Kanunun 32. maddesinde buna bir istisna getirilmiştir. 32. maddeye göre, KDV Kanunu’nun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV nin indirimi mümkündür. Buna göre teslimleri KDV den istisna olup yüklenilen KDV de indirim konusu yapılabilecek işlemler aşağıdaki gibidir:

            -Mal ve hizmet ihracatına ilişkin istisna,

            -Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlara ait istisna,

            -Taşımacılık istisnası,

            -Diplomatik İstisnalar,

            -Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarına ilişkin istisna.

            Buna göre indirimi KDV Kanunu’na göre mümkün olmayan ve dolayısıyla alışında veya maliyetinde yer alan ödenen KDV nin indirimi mümkün olmayan işlemler aşağıdaki gibidir:

            -KDV Kanunu’nun 16. maddesinde belirtilen İthalat İstisnası nedeniyle yüklenilen KDV,

            -KDV Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar nedeniyle yüklenilen KDV ve (Yukarda belirtilen 4-s bendi hariç)  

            -Diğer Kanunlarda yer alan istisnalar nedeniyle yüklenilen KDV nin indirimi mümkün değildir. Dönem sonunda yapılacak kontrollerde bu hususa dikkat etmek gerekmektedir.

 

            3-S O N U Ç:

 

            Dönem sonlarında KDV yönünden yapılacak ve kontrol edilecek hususlara çok dikkat etmek gerekmektedir. Bu hususlara dikkat edilmemesi, mükellefleri cezalı KDV tarhiyatı ile karşı karşıya bırakacağı gibi yeminli mali müşavirleri de zor durumda bırakacaktır. Bu nedenle KDV yönünden dönem sonlarında yapılacak kontroller çok önemlidir.

             

 

 

                                                            İzmir Y.M.M Odası Danışma Komisyonu



[1] 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu; 25.10.1984 Tarihinde TBMM de Kabul Edilmiş, 02.11.1984 Tarih ve 18563 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmış ve  01.01.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

[2] Muhasebenin Temel Kavramları; 26.12.1992 Tarih ve 21447 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin (Sıra No:1) Muhasebe Usul Ve Esasları Bölümünde Yer almaktadır.

[3] Birgül Dikmen, Baş Hesap Uzmanı, Vergi Dünyası Dergisi, Ocak 2011, Sayı: 353, Sayfa 19

[4] 25.12.1995 Tarih ve 22504 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanmıştır.

[5] Maliye Bakanlığı’nın 14.06.2001 Tarih ve 32996 Sayılı Özelgesi: “PTT ve Teaş gibi kurumların kamu kuruluşu olmasının bu kuruluşlara ait alacakların kamu alacağı niteliğinde olduğunu göstermeyeceği, bu kurumların alacaklarının 6183 Sayılı Kanun’a göre takip ve tahsilinin mümkün olmadığı, elektrik, su ve telefon faturalarının süresinde ödenmemsi nedeniyle alınan gecikme zamlarının işle ilgili olarak mukavelenameye göre ödenen tazminat olarak nitelendirilmesi gerektiği ve kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılmasının mümkün olduğu”

[6] 31.12.2005 Tarih ve 206040 (4. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanmıştır.

Yazdırılabilir format için tıklayınız.
2014 Yılı Bazı Vergi ve SGK Düzenlemeleri
Finansal Kiralama İşleminden Sonra Oluşan Ana Para Kur Farkları ile Faizlerinin Muhasebeleştirilmesi
İş Ortaklıklarının Vergi Kanunları Açısından Kurum ve Adi Ortaklık Statüsünde Degerlendirilmesi
213 Sayılı VUK’nun 413 Seri No’lu Tebliğine Göre Mükellef Bilgileri Bildirimi;
Yeni TTK Göre Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu
Sanal Mağazalar Aracılığıyla Yapılan Mal Satışlarında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Yeni Türk Ticaret Kanunun Yürürlük Takvimi
Yeni TTK İle Birlikte Sermaye Şirketlerinin İnretnet Sitesi Açma Zorunluluğu
Gider Pusulası Nedir, Nasıl Düzenlenir,Vergilendirilmesi ve Örnekler. Barış ELİŞ
Bilanço Denetimi. Mizan YMM.ve Bğz.Dnt.A.Ş.
Yevmiye Defteri Muhafazası ve Zamanında Kayıt.İbrahim ARIKAN
Yatırım İndirimi İstisnası Uygulaması Ve İstisnanın Kar Payı Olarak Dağıtımında Vergileme
Yasal Defterler Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar
Kira Sözleşmelerinde Damga Vergisinin Hesaplanmasında Özellik Arz Eden Durumlar. İbrahim ARIKAN
Tahsilat ve Ödemekerin Tevsik Zorunluluğu Uygulaması
Kanunen Kabul Edilmiyen Giderler
SGK Tarafından Hastanelere Yapılan Eksik Ödemenin Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu. Ceyhun GÖNEN
Gayrimenkul Satış Kazancı İstisnasında Özellik Arz Eden Durumlar. İbrahim ARIKAN Ceyhun GÖNEN
Kreş Hakkındaki Yönetmelik ve Vergisel Açıdan Karşılaşılan Tereddütlere Çözüm Yolları. İbrahim ARIKAN
Elektronik Ortamda Pişmanlıkla Verilen Beyannamelerde Ortaya Çıkan Aksaklıklar. Ceyhun GÖNEN
Kesin Mizan Bildirimine İlişkin Usul ve Esaslar
Dönem Sonunda KDV Yönünden Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
2010 Dönem Sonu İşlemleri Yapılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar. Kemal AÇIKEL

Ekonomi Bülteni

Para Piyasaları

Döviz Alış Satış
USD 2.1764 2.1803
EUR 2.8871 2.8923
SEK 0.3137 0.3170
JPY 2.0911 2.1049

Bize Ulaşın

Mizan Yeminli Mali Müşavirlik ve
Bağımsız Denetim AŞ.
Hürriyet Bulvarı Kavala Plaza No:4/1
D:41 Çankaya / İZMİR
mizan@mizandenetim.com
0 232 483 80 85 - 483 48 50
0 232 483 32 12
web tasarım izmir